{ "type": "identify", "data": { "id":"None", "user": { "email": "d41d8cd98f00b204e9800998ecf8427e", "signupDate": "", "gender": "", "permission": "no" } } }
{ "type": "pageViewed", "data": "" }
{ "type": "gtmStart" }
TERCİHLER
TR
Tercihler
Ülkeler
Dil
Türkçe
Para Birimi
TL
image

1984 yılından bu yana, Paris'teki tasarım stüdyolarında SANDRO'nun kreatif ekipleri, Paris stilinin kendine özgü anlayışını yansıtan, zarafet ve modernliği bir araya getiren hazır giyim ve aksesuar koleksiyonları tasarlamaktadır.

Koleksiyonlarımız boyunca önceliğimiz her zaman yüksek kaliteli ürünler üretmek ve lüksü ile şıklığı daha erişilebilir kılmak olmuştur. Günümüzde bu kalite anlayışına, çevreye ve insanlara karşı daha güçlü bir sorumluluk bilinci ile müşterilerimize karşı şeffaf olma isteği de eklenmiştir.

Daha sorumlu ve daha sürdürülebilir bir moda anlayışı oluşturmak için çabalarımızı sürekli ileriye taşımak istiyoruz. İddialı hedefler belirledik; ancak önümüzdeki yol çeşitli zorluklarla dolu.

Bu yolculukta, bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz çalışmaları göstermek amacıyla sizlere markamızın kapılarını daha geniş bir şekilde açmak istedik.

KULLANDIĞIMIZ MALZEMELER


Bu, giysi ve aksesuarlarımızın yaratım sürecinin başlangıç noktasıdır: onları oluşturan hammaddelerin seçimi ve üretimi. Aynı zamanda, sektörümüzün çevresel etkisinin en büyük kısmı da değer zincirlerimizin bu ilk aşamasında ortaya çıkmaktadır.
Kullandığımız malzemeleri büyük bir titizlikle seçiyoruz. Amacımız, müşterilerimize pamuk, keten, viskon, ipek, yün ve kaşmir gibi kaliteli ve değerli malzemeler sunmak; bunların çevresel etkilerini sınırlayan yöntemlerle üretilmesini ve işlenmesini sağlamaktır.
Tasarımlarımızda kullanılan malzemelerin çevresel ayak izini azaltmaya özen göstererek, bugün çalışmalarımızı koleksiyonlarımızda en çok kullanılan malzemelerin daha sorumlu bir şekilde tedarik edilmesine odaklıyoruz. Bunlar arasında organik tarımdan elde edilen pamuk, Responsible Wool Standard (RWS) sertifikalı yün, Leather Working Group (LWG) sertifikalı deri ve geri dönüştürülmüş polyester bulunmaktadır. Ayrıca, tüm jean ürünlerimiz klasik yıkama yöntemlerine göre %95 daha az su tüketen bir yıkama sistemiyle işlenmektedir.
Bu malzemeler hem ekonomik açıdan hem de tedarik süreçleri bakımından önemli zorluklar barındırmaktadır.
Nitekim bu malzemeler sınırlı miktarlarda bulunabilmektedir. Bu nedenle, tedarikçilerimizle olan iş birliklerimizi güçlendirerek bu malzemelerin sürekliliğini ve erişilebilirliğini sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz.
Sandro olarak, tasarımlarımızın ömrünü uzatmaya ve seçilen malzemelerin güzelliğini korumaya da büyük önem veriyoruz. Bu yüzden kalite uzmanlarımız, günlük kullanımda sizlere destek olmak amacıyla her malzeme türü için bakım önerileri sunmaktadır.


image
image

2025

Neredeyiz?

2025 Yaz Erkek ve Kadın Koleksiyonlarımızın %65'i, çevre üzerinde daha düşük etkiye sahip malzemeler ve/veya üretim-dönüştürme süreçleri kullanılarak üretilmiştir.

2026

Taahhütlerimiz

Erkek ve kadın koleksiyonlarımızın %74'ü, çevresel etkisi daha düşük malzemeler ve/veya üretim-dönüştürme süreçleri kullanılarak üretilecektir.

2030

2030 Hedefimiz

2030 yılına kadar, erkek ve kadın koleksiyonlarımızın %100'ünün, daha sorumlu ve daha sürdürülebilir malzemeler ile üretim süreçleri kullanılarak üretilmesini hedefliyoruz.

Daha Sorumlu Bir Ürün Tanımımız

Sandro'da bir ürün, aşağıdaki kriterlerden birini veya birkaçını karşılıyorsa daha sorumlu (çevreye daha duyarlı) bir ürün olarak kabul edilir:

  1. Ürünün ana malzemesinin en az %50'si, çevresel faydalarıyla tanınan çevre sertifikalarına veya ticari markalara sahip malzemelerden oluşmaktadır.
  2. Ürünün üretim ve işleme aşamalarından bazıları, çevresel standartları garanti eden sertifikalarla belgelendirilmiştir. Buna örnek olarak:
  3. Deri ürünlerde tabakhane (deri işleme) süreçleri,
  4. Tekstil ürünlerinde dokuma veya örme aşamaları,
  5. Boyama işlemleri verilebilir.

Bu sertifikalar, söz konusu üretim aşamalarının çevre üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik belirli standartlara uygun olduğunu göstermektedir.

image
image

PAMUK

Pamuk, dünyada en çok üretilen doğal liflerden biri ve tekstil endüstrisinde en yaygın kullanılan hammaddelerden biridir.

GOTS veya OCS sertifikalarına sahip organik tarım pamuğunun tercih edilmesi, hem daha etik hem de daha çevreci bir seçimdir. Tohumdan hasada kadar olan süreçte bu pamuk; pestisit, böcek ilacı, kimyasal gübre ve GDO kullanılmadan yetiştirilir. Üretimi ekosistemlere saygı gösterir, toprağı tüketmez, geleneksel pamuğa göre daha az su kullanır ve üreticiler için toksik değildir.

Geri dönüştürülmüş pamuk, çeşitli kuruluşlar tarafından toplanan kullanılmış giysilerden veya giysi üretim süreçlerinde ortaya çıkan kumaş artıklarından elde edilir. Bu malzemeler renk ve kaliteye göre ayrıldıktan sonra öğütülür, liflerine ayrılır ve yeniden iplik haline getirilir. Ardından yeni kumaşlar üretilerek yeni giysilerin yapımında kullanılır.

Geri dönüştürülmüş pamuk, yeniden pamuk yetiştirmeye gerek kalmadan yeni giysiler üretmeye olanak tanır. Bu nedenle döngüsel ekonomi açısından oldukça iyi bir alternatiftir.

2025

Neredeyiz?

Pamuklu ürün gamımızın %62'si, organik tarımdan elde edilen veya geri dönüştürülmüş pamuktan üretilmektedir.

2028

Taahhüdümüz

2028 yılına kadar pamuklu ürün gamımızın %85'inin, organik tarımdan elde edilen veya geri dönüştürülmüş pamuktan oluşmasını hedefliyoruz.

YÜN

Yün, birçok üstün özelliğe sahip doğal bir liftir. Dayanıklılığı, mükemmel ısı yalıtım özellikleri ve kolay boyanabilmesi sayesinde öne çıkar. Kazaklarımızda, takımlarımızda, hırkalarımızda, elbiselerimizde, paltolarımızda ve bazı aksesuarlarımızda kullanılan yün, Sandro gardırobunun hem işlevsel hem de zarif bir parçasıdır.

Yünün başlıca çevresel etkileri; koyun yetiştiriciliğinden kaynaklanan sera gazı emisyonları ve aşırı otlatmanın neden olduğu toprak bozulmasıyla ilişkilidir. Ayrıca yün üretimi, hayvan refahı açısından da bazı önemli konuları gündeme getirebilir.

Sandro olarak bu etkileri azaltmak amacıyla, Responsible Wool Standard (RWS) sertifikalı yün kullanımını önceliklendiriyoruz. Bu sertifika, hem ekosistemlerin korunmasını hem de hayvan refahının gözetilmesini garanti eder.

Ayrıca, kumaş artıklarından veya daha önce kullanılmış giysilerden elde edilen geri dönüştürülmüş yünü de koleksiyonlarımıza dahil ediyoruz. Bu yaklaşım, atılabilecek mevcut kaynakların yeniden değerlendirilmesini sağlar ve daha sürdürülebilir, daha sorumlu bir döngüsel ekonomi anlayışını destekler.

2025

Neredeyiz?

2025 yılında Sandro tarafından kullanılan yünün %42'si, hayvan refahına ve çevreye daha duyarlı yetiştiricilik uygulamalarından elde edilen veya geri dönüştürülmüş yünden oluşmaktadır.

2028

Taahhüdümüz

Kullandığımız yünün %85'inin, hayvan refahına ve çevreye daha saygılı yetiştiricilik uygulamalarından elde edilen veya geri dönüştürülmüş yün olması hedeflenmektedir.

image
image

SANDRO, çiftliklerin rejeneratif tarım (yenileyici tarım) uygulamalarına geçişini destekleyen uluslararası bir girişim olan NATIVARegen™ programı kapsamında NATIVA™ ile iş birliği yapmaktan gurur duymaktadır.

Bu yaklaşım yalnızca çevresel etkileri azaltmayı hedeflemez; aynı zamanda toprak ve su kaynaklarının sağlığını yeniden iyileştirmeyi, hayvan refahını güvence altına almayı ve yerel toplulukları desteklemeyi amaçlar. Hedef, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin biyolojik çeşitliliği zayıflattığı ve toprakları verimsizleştirdiği bölgelerde yeniden dengeli ekosistemler oluşturmaktır.

Uruguay'dan gelen NATIVARegen™ yününü tercih ederek, izlenebilirlik konusundaki taahhüdümüzü de güçlendiriyoruz. Kullandığımız her bir lif, çıktığı çiftlikten nihai ürüne kadar takip edilmektedir. Böylece her ürünün arkasındaki hikâyeyi eksiksiz bir şekilde paylaşabilmekteyiz.

2025 Sonbahar/Kış (FW25) sezonundan itibaren, öne çıkan birçok modelimizde bu rejeneratif yün kullanılacaktır. Ancak bu yalnızca bir başlangıçtır. Hedefimiz, koleksiyonlarımızda kullanılan NATIVARegen™ liflerinin oranını her yıl artırmaktır.

VİSKON

Tekstil endüstrisinin vazgeçilmez malzemelerinden biri olan viskon, dayanıklı, yumuşak, akışkan ve rahat giyilebilen kumaşlar üretmeye olanak sağlayan çok yönlü bir materyaldir.

Viskon; ahşap, pamuk, bambu veya okaliptüs gibi bitkisel kaynaklardan elde edilen selülozun kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle üretilen yapay liflerden oluşur. Ancak bu üretim süreci çevreyi kirletebilen ve önemli miktarda doğal kaynak tüketebilen bir süreçtir. Bu nedenle giderek daha fazla üretici, hem orman yönetimini hem de lif üretim süreçlerini daha sorumlu hale getirmeye çalışmaktadır.

Sandro olarak, giderek daha fazla şekilde, sertifikalı ve sürdürülebilir biçimde yönetilen, ekosistemlere saygılı ormanlardan elde edilen selülozdan üretilmiş viskon kullanmayı tercih ediyoruz.

Daha da ileri gitmek adına, tasarımlarımızda LENZING™ ECOVERO™ viskonunu da artan oranda kullanıyoruz. Avrupa Birliği Eko-Etiket (EU Ecolabel) sertifikasına sahip olan ECOVERO™ viskonu, geleneksel viskona kıyasla %50'ye kadar daha az CO₂ emisyonu ve %50'ye kadar daha az su tüketimi sağlamaktadır. Bu liflerin üretiminde kullanılan odun da sürdürülebilir şekilde yönetilen ormanlardan temin edilmektedir.

2025

Taahhüdümüz

Sandro tarafından kullanılan viskonun %100'ü, en azından sürdürülebilir şekilde yönetilen ormanlardan elde edilmektedir.

Bu oranın içerisinde %30'luk kısım, ECOVERO™ viskonu gibi çevresel etkisi daha düşük dönüşüm ve üretim süreçlerinden elde edilen viskondan oluşmaktadır.

2028

Taahhüdümüz

Viskonumuzun %75’i, ECOVERO™ gibi daha düşük çevresel etkiye sahip üretim ve dönüştürme süreçlerinden elde edilecektir.

image
image

DERİ

Deri, yumuşaklığı, formunu koruma özelliği, esnekliği ve yüksek dayanıklılığı ile öne çıkan seçkin bir doğal malzemedir. Bu benzersiz özellikleri sayesinde deri parçalar, zamana karşı stilini ve dayanıklılığını koruyarak uzun ömürlü kullanım sunar.

Sandro’da kullandığımız tüm deriler, gıda endüstrisinden elde edilen hayvanlardan gelmektedir. Bu süreçte deri, söz konusu endüstrinin bir yan ürünü olarak değerlendirilir ve böylece kaynak israfını azaltmaya katkı sağlayan daha sorumlu bir yaklaşım benimsenir.

Deriyle ilgili başlıca çevresel etkiler; hayvancılıktan kaynaklanan sera gazı emisyonları, kimyasal maddelerin kullanımı, atık ve deşarj yönetimi ile tabaklama (deri işleme) aşamalarında ortaya çıkan buhar ve toz emisyonlarını kapsamaktadır.

Bu konuların bilincinde olarak, çevresel performanslarını özellikle su ve enerji tüketimi ile kimyasal madde yönetimi açısından değerlendiren ve sertifikalandıran önemli bir girişim olan Leather Working Group (LWG)’ye katıldık.

Sandro’da daha sorumlu deri kullanımı

Sandro’da daha sorumlu seçkilerimizde kullanılan deriler, yalnızca Leather Working Group (LWG) tarafından Silver veya Gold seviyesinde sertifikalandırılmış tabakhanelerden (deri işleme tesislerinden) gelmektedir. Bu iki seviye, sertifikanın en yüksek ve en sıkı standartlarını temsil eder ve daha sürdürülebilir bir üretim zincirine bağlılığı garanti eder.

Ayrıca Saffiano aksesuar serimizde kullandığımız Synderme adlı bir malzeme de bulunmaktadır. Bu malzeme, doğal deri liflerinin sentetik bir bağlayıcıyla birleştirilmesiyle üretilir ve kesim sırasında ortaya çıkan deri artıklarının yeniden değerlendirilmesini sağlar. Bu nedenle Synderme, yeniden yapılandırılmış deri olarak kabul edilir ve bir tür geri dönüştürülmüş deri sayılabilir.

Bunun yanında, geleneksel tabaklamaya alternatif olarak bitkisel tabaklama (vegetal tanning) yöntemiyle üretilmiş deri parçalarımız da bulunmaktadır. Bu yöntem; kabuklar, meyve kabukları ve bitkiler gibi büyük oranda doğal bileşenler kullanır. Böylece kimyasal kökenli geleneksel tabaklama sürecine göre daha doğal bir alternatif sunar.

2025

Neredeyiz?

Koleksiyonlarımızda kullanılan derinin %89’u, Leather Working Group tarafından denetlenmiş ve çevresel açıdan daha yüksek performans gösteren tabakhanelerden elde edilmektedir.

2028

Taahhüdümüz

Kullandığımız derinin %100’ünün, çevresel açıdan denetlenmiş ve yüksek performanslı tabakhanelerden temin edilmesi hedeflenmektedir.

image
image

POLYESTER

Sandro’da malzeme seçimi, yaratım sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Stilistlerimiz, zarif bir duruş, yüksek konfor ve mümkün olan en uzun ömürlü kullanım sağlayan kumaşları seçmeye özen gösterir.

Bazı tasarımlar için polyester veya diğer sentetik liflerin kullanımı gerekli olabilmektedir. Örneğin polyester, doğal liflerle elde edilmesi mümkün olmayan pileli (pliseli) efektlerin oluşturulmasını sağlar ve aynı zamanda kolay kırışmama avantajı sunar.

Bu malzemenin çevresel etkilerinin bilincinde olarak, mümkün olduğunca GRS (Global Recycled Standard) veya RCS (Recycled Claim Standard) gibi standartlara göre sertifikalandırılmış geri dönüştürülmüş polyester kullanımını tercih ediyoruz. Böylece teknik performans ile çevresel sorumluluğu bir araya getiriyoruz.

2025

Neredeyiz?

Koleksiyonlarımızda kullanılan polyesterin %55’i geri dönüştürülmüş polyesterden oluşmaktadır.

2028

Taahhüdümüz

2028 yılına kadar kullandığımız polyesterin %100’ünün geri dönüştürülmüş polyester olması hedeflenmektedir.

ÜRETİMİMİZ

Sandro koleksiyonlarının ilk prototipleri, Paris’in merkezinde bulunan tasarım stüdyolarında ve atölyelerinde hazırlanır.

Üretim daha sonra yaklaşık 30 ülkeye yayılmış 140 iş ortağı üretim tesisinden oluşan bir ağa taşınır. Bu ülkeler arasında Portekiz, Fransa, İtalya, Türkiye, Çin, Sırbistan, Bulgaristan ve Tunus gibi ülkeler yer almaktadır. İş ortaklarımızın seçimi, öncelikle teknik uzmanlık ve nadir bulunabilen üretim becerilerine dayanır; bunun yanında sosyal ve çevresel denetimler de dikkate alınır.

Uzun süredir birlikte çalıştığımız tedarikçilerin ötesinde, koleksiyonlarımızın izlenebilirliğini sürekli olarak geliştirmeye çalışıyoruz. Böylece üretim zincirinin tüm aşamalarını ham maddeye kadar geri takip edebilmek hedeflenmektedir.

Ayrıca günlük önceliklerimizden biri de daha iyi üretim yapmaktır. Bunu sağlamak için üretim miktarlarını gerçek ihtiyaçlara göre ayarlayan yeni talep planlama (demand planning) araçları geliştirdik. Bu sayede üretilen miktarları optimize ederek dağıtımda daha çevik hale geliyor ve sezon sonunda oluşan fazla stokları önemli ölçüde azaltıyoruz.

ÜRETİM DAĞILIMI

  1. Asya: %47
  2. Akdeniz Havzası: %30
  3. Avrupa: %23


image
image

Tedarikçilerimizin denetimi

Sandro, sosyal ve çevresel uyum politikamız sayesinde daha etik ve sorumlu bir üretim için taahhütte bulunmaktadır. Tedarikçilerimizin ve üreticilerimizin büyük bir kısmı, Sandro ile birlikte büyümüş uzun yıllara dayanan iş ortaklarımızdır. Onlarla bugün güçlü ve ayrıcalıklı ilişkiler sürdürürken, sosyal ve çevresel alanlarda belirlediğimiz standartlara uyulmasını da titizlikle takip ediyoruz.

Tedarikçilerimize yönelik sosyal ve çevresel uyum politikamız şu unsurlara dayanır:

  1. Tüm tedarikçilerin, şirketimizin detaylı gerekliliklerini içeren bir davranış kodunu (code of conduct) imzalamasının zorunlu olması.
  2. Yeni bir tedarikçi sisteme dahil edilirken, üretim tesislerinin sahip olduğu sosyal denetim raporlarının veya sosyal sertifikaların toplanması ve incelenmesi.
  3. Sandro tarafından yaptırılan veya SMCP grubu tarafından tanınan standartlara göre üçüncü taraflarca gerçekleştirilen sosyal ve çevresel denetimler.
  4. Bu standartlar şunları içerir:
  5. Sosyal alan: BSCI, SEDEX, WRAP, WCA, SA8000
  6. Çevresel alan: ISO 14001, Bluesign, Step by Oeko-Tex
  7. Denetimler sırasında tespit edilen uygunsuzlukların takip edilmesi ve bu durumların düzeltilmesi için düzeltici eylem planlarının uygulanması.

İZLENEBİLİRLİK (TRAÇABILITÉ)

Daha sorumlu bir moda anlayışına yönelme taahhüdümüz kapsamında, önceliklerimizden biri üretim zincirimizi daha iyi tanımak ve tasarımlarımızın kökenine dair daha fazla şeffaflık sunmaktır.

Bu nedenle, 2022 Yaz koleksiyonundan itibaren, Fransız green-tech girişimi Fairly Made ile bir iş birliği başlattık. Bu iş birliğinin amacı, ürünlerimizin bir kısmının üretim yolculuğunu izleyerek geriye doğru takip edebilmektir. Yani, üretim zincirinde yer alan her tedarikçi seviyesini mümkün olduğunca tespit ediyoruz.

“Tedarikçi seviyesi (rank)” kavramı, bize olan yakınlık derecesini ifade eder:

  1. Rank 1, ürünün kesim ve dikim aşamasını yapan, yani ürünün piyasaya çıkmadan önceki son üretim aşamasındaki tedarikçileri ifade eder.

Ürün etiketlerindeki QR kodu üzerinden veya e-ticaret sitesindeki ürün sayfasından, üretim zincirinin her aşamasında yer alan tedarikçilere dair bilgiler şeffaf bir şekilde paylaşılmaktadır.

Hammaddelerin kaynağından üretim ve işleme tesislerine kadar tüm aşamalar, izlenebilirlik dosyasında ayrıntılı olarak açıklanmakta ve bir izlenebilirlik puanı ile değerlendirilmektedir.

2025 sonuna kadar, tüm ürünlerimizin %100’ünde ayrıntılı izlenebilirlik bilgisi içeren bir QR kod bulunması hedeflenmektedir.

image